|
Babam
Mustafa Demirbulat'ın en büyük oğlu olarak 1940 yılında
Trabzon'un
Akçaabat ilçesinde dünyaya gelmiş. Dedem Mustafa Demirbulat'ın 3
erkek 2 kız çocuğu olmak üzere 5 tane çocuğu vardı. Babamın
erkek kardeşlerinin ismi Ömer ve Abdurrahman kızlar ise Hamiye
ile Emine. Babam ilk gurbette 18 yaşında
Zonguldak'ta çalışmayla başlamış. Ondan sonra 1960 askere
gitmiş. Askere
gitmeden önce Haraka'dan Sadullah kızı Neriman Bülbül ile
hayatını birleştirmiş. ondan sonra Turan Demirbulat adında ilk
erkek çocuğu dünyaya gelmiş. Sonra bir yıl sonra bir erkek
evladı daha dünyaya geldi. Orhan adını verdiler ona.
Askerden
sonra 1962 yılında askerden sonra Adnan Demirbulat adında bir
erkek çocuğu daha oldu.1964 yılında yurtdışına gitmeye karar
vermiş ve Almanya'ya gitmiş. Almanyanın Düsseldorf şehrine gitmiş.
Burda
8 yıl kaldıktan sonra Fındıklı köyünde iki katlı bir ev
yaptırdı. Sonra 6 dönümlük fındık bahçesi almış.
Babasının kumar borçlarını vermiş, çok sıkıntılar
çekmiş yani gurbette bunun için
aklı hep Türkiye'de kalmış ve Almanya'yı hiç sevmemiş.
Babasının
problemlerini çözmek birde büyüklüğün verdiği sorumluluk
yüzünden ailesinin yanında olmasının daha doğru olacağını
düşünerek Almanya macerasını 1972 noktalayarak
Türkiye'ye kesin
dönüş yapmış. Sonra annesi hastalandı ve öldü.
Annesi Sabire Demirbulat 1972 öldü. Babam bizim fındıklı köyü merkezinde olan
evin altında kahvehane actı ve yan tarafını da bakkal yaptı.
Kahveyi Orhan abim
calıştırıyordu. Boyu kazana uzanmazmış orhan abimin sandalye
koyarak çay yaparmış. Babam çok disiplinli bir
insanmış. Sonra
Chevrolet taksisi vardı. O zaman sınırlı idi herkesin arabası yoktu.
Babam
hasta olanları doktora getirdiği zaman para almazmış.
Turan abimide Trabzon'da ayakkabıcı yanına vermiş orda ayakkabıcıda
çalışıyormuş. Kızı olmayan Ali ile Neriman çiftinin bir
çocuk
daha yapın belki kız olur baskıları yüzünden bir
çocuk daha
yaparlar ama ne yazık ki bu da erkek olarak doğar.10.03.1975
yılında doğan çocuğa Bekir Taflan bu çocuğun ismi cemil olsun
der. O zamanlar Fenerbahçeli Cemil meşhurmuş onun için benim
ismimi cemil korlar. Sonra babam minibüs alır ve köyler arası
dolmuşçuluk yapmaya başlar. Ondan sonra babam 1980 yılında
rahatsızlanır uzun zaman ne hastalığı
olduğu anlaşılamamış sonra
ruh hastası olduğu anlaşılır ve 4 yıl
hastalıktan sonra 1984
yılında gözlerimin önünde dünyaya gözlerini yumar. daha
genç
adam 47 yaşında arkasında genç bir anne ve 4
çocuk bırakarak
dünyaya veda eder. ona doya doya sarılamadığıma mı,babama baba
değimi hiç hatırlayamıyorum, çocuklar babalarına baba derlerken
bana çok yapancı bir kelime gibi geliyordu. Yatakta kendi
kendime baba dediğim çok olmuştur.sevgili baba sen rahat uyu
elbet bir gün bir yerlerde sana doya doya sarılacağım. seni
çok
seviyorum sen rahat uyu. sana layık bir evlat olmaya
çalışan
oğlun cemil. Allah senin mekanını "cennet" etsin. |